30 Nisan 2008 Çarşamba

Ağaçlara dizlerimi çizmek pahasına çıkmak




A��a��lara dizlerimi ��izmek pahas��na ����kmaktan, dallar��n ucundaki k��rm��z�� elmalara uzan��rken ki heyecan��mdan vazge��eceksem;
Ya��murun ya��mas��na, '��i��ekleri b��y��t��yor' diye sevinmek yerine 'beni ��slatt��' diye k��zacaksam;

Kar tanelerinin usul usul y��z��me de��mesiyle ne��elenmeyecek, yerde birikmesine sab��rs��zlanmayacaksam, avu�� avu�� so��uktan moraran ellerime ald������mda g��l��mseyerek seyretmeyeceksem;

G��ky��z��nde ne ��ok y��ld��z oldu��una hayranl��kla bakmaktan vazge��eceksem, kan��ksayacaksam her g��n G��ne��'in do��u��u ve bat������n��, bir t��rt��l��n kelebe��e d��n����mesi beni ��a����rtmayacaksa, bal��klar��n nas��l olup da nefes almadan y��zebildikleriyle ilgilenmeyeceksem;

Soru sormay�� b��rakacaksam;

Topra���� kar����t��rmaktan, ku��lar�� ok��amaktan, kumdan kaleler yapmaktan, ellerim 'kirlenir' diye vazge��eceksem;

Resim yaparken; da��lar��n ard��ndan g��l��mseyerek do��an G��ne��, bah��esinde ��i��ekler dolu, kap��s��ndan da ��rmak ge��en bir evi b��t��n renkleri kullanarak ��izmek yerine, sadece karakalem ��al����acaksam;

D����ler kurmay�� b��rakacaksam en olmaz��ndan, bulutlar��n beni ta����yabilece��ine en uzak diyarlara, Ay'��n s��rf k������kler karanl��ktan korkmas��n diye do��du��una, birg��n ��ok zengin olup b��y��kler dahil b��t��n insanlara bayraml��k elbise giydirece��ime olan inanc��m�� kaybedeceksem;

Anneci��ime, kald��r��m ta��lar��n��n kenarlar��ndan f����k��rm������n�� ancak bulabilsem de, ��i��ek toplamay�� unutacaksam;

Babac������ma g��zlerini kapamas��n�� s��yleyip buru��uk da olsa kocaman kalpler ��izdi��im k������tlar�� b��y��k bir s��rpriz heyecan��yla vermeyeceksem;
Ninemin elini ��p��p kuru bir hat��r sormay��, onunla diz dize oturup saatlerce konu��maya de��i��eceksem;

Bayramlar�� haftalar ��ncesinden i��im i��ime s����mayarak beklemektense, baz�� formaliteleri i��eren, hatt�� tatile gidip 'kafa dinlemek'(!) i��in bir f��rsat olan s��radan g��nler gibi kar����layacaksam;

Sokakta buldu��um ac��km���� yavru kediyi doyurmak i��in ko��arak bakkala gidip teredd��ts��z cebimdeki t��m parayla s��t alamayacaksam ve o kedinin doyu��unu en az annesi kadar zevkle seyretmeyeceksem;

Yakar top oynarken k������kleri, onlara belli de etmeden 'fasulye' yap��p, 'vurulamazlar' listesine eklemeyeceksem;

'B��y��k bal��k k������k bal������ yutar' s��z��n�� ac��mas��zl������ma k��l��f edip en ��ok tekrarlad������m s��z h��line getireceksem;

M��z��k����l������ d��nyan��n en k��t�� i��i kabul etmeyeceksem;

Kand��r��k����l����a ����karlar��m i��in ba��vurabileceksem;

��spiyonculuk duruma g��re olabilir bir ��ey gibi g��r��necekse;

Fark olacaksa cebindeki paraya g��re arkada��lar��m aras��nda;

Herg��n yeni bir ��eyler ����renmekten vazge��eceksem;

'Ben her ��eyi bilirim' deyip, nutuk atacak birilerini bulunca saatlerce hi�� durmadan ve s��k��lmalar��n�� umursamadan konu��up onlar�� ayd��nlatacaksam(!);

K��sk��nl��klerim birka�� dakikadan fazla s��recekse;

��nyarg��lar, korkular surlar ��recekse etraf��ma;

Uzanamayacaksam ba��kalar��n��n d��nyalar��na, dinlemeyi bilmeyeceksem duymak istediklerimden ��tesini, g��rmeyeceksem g��rmek istemediklerimi;

Sabr��m olmayacaksa hakl�� da olsam gerekti��inde susabilmeye;

Tahamm��l��m olmayacaksa ba��ka renklere;

Rabbime her gece hi�� b��k��p usanmadan beni, ailemi ve b��t��n insanlar�� y��landan, akrepten, canavarlardan, bir de karanl��ktan korumas�� i��in dua etmeyeceksem;

Cennetlerin g��zellikleri anlat��ld������nda ' haydi ��yleyse, biz de oraya gidelim ' deme cesaretini vicdan��mda bulamayacaksam;

Ve y��re��im sadece bana iyilik edenleri i��ine alabilecek kadar k������lecekse, b��y��mek istemiyorum, ��ocuk kalmak istiyorum!... Hem de ya����m ne olursa olsun, hep ��ocuk kalmak istiyorum!...

26 Nisan 2008 Cumartesi

Güzel İleti


e-mail g��ndermeyi seven arkada��lar��mdan ayn�� maillerden ��ok fazla gelmesine ra��men.. nedendir bilinmez,b��yle g��zel bir ileti payla����lmam����... halbuki deli gibi herkes ayn�� ��eyleri g��nderip durur.. neyse okuyunuz efenim.. ben ��ok be��endim umar��m sizde be��enirsiniz... keyifli okumalar..

ama son bi not: bu yaz��y�� okuyan her kim ise bir ka�� kelimelik yorum yaparsa ��ok sevinirim


Hz. ��mer arkada��lar��yla sohbet ederken, huzura ���� gen�� girerler. Derler ki :
-'Ey halife, bu aram��zdaki arkada�� bizim babam��z�� ��ld��rd��.
Ne gerekiyorsa l��tfen yerine getirin.' Bu s��z ��zerine Hz. ��mer su��lanan gence d��nerek :
- S��yledikleri dogru mu diye sorar ,

Su��lanan gen�� der ki :
-evet dogru.

Bu s��z ��zerine Hz ��mer anlat bakal��m nas��l oldu diye sorar:

Bunun ��zerine gen�� anlatmaya ba��lar, der ki :

-'Ben bulundu��um kasabada hali vakti yerinde olan bir insan��m
ailemle beraber gezmeye ����kt��k, kader bizi arkada��lar��n bulundugu yere getirdi.

Afedersiniz hayvanlar��m��n aras��nda bir g��zel at��m var ki d��nen bir defa
daha bak��yor, hayvana ne yapt��ysam bu arkada��lar��n bah��esinden
meyva koparmas��na engel olamad��m, arkada��lar��n babas�� i��erden h������mla
����kt�� at��ma bir ta�� att�� at��m orac��kta ��ld��. Nefsime bu durum ag��r geldi, ben de bir ta�� att��m,

babas�� ��ld��. Ka��mak istedim fakat arkada��lar beni yakalad��, durum bundan ibaret' dedi.
Bu s��z ��zerine Hz ��mer

- 'S��yleyecek bir ��ey yok, bu su��un cezas�� idam.Madem su��unu da kabul ettin' dedi.

Bu s��zden sonra delikanl�� s��z alarak

-'Efendim bir ��zr��m var' diyerek konu��maya ba��ladi

- 'Ben memleketinde zengin bir insan��m, babam rahmetli olmadan bana
epey bir alt��n b��rakt��.Gelirken karde��im k������k oldu��u i��in saklamak
zorunda kaldim.
��imdi siz bu cezay�� infaz ederseniz yetimin hakk��n�� zayi
etti��iniz i��in Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana ���� g��n izin
verirseniz ben emaneti karde��ime teslim eder gelirim, bu ���� g��n i��inde yerime birini bulurum' der.
Hz. ��mer dayanamaz der ki :

-'Bu toplulu��a yabanc�� birisin, senin yerine kim kalir ki?!'
S��z��n burasinda gen�� adam ortama bir g��z atar, der ki:

- 'Bu zat benim yerime kalir.' O zat Hz. Peygamber Efendimizin
(sav) en iyi
arkadaslarindan daha ya��arken cennetle m��jdelenen Amr Ibni As' dan
baskas��
de��ildir.

Hz.��mer Amr'a d��nerek,

- 'Ey Amr, delikanliyi duydun' der.

O y��ce sahabi

-'Evet, ben kefilim' der ve gen�� adam serbest b��rak��l��r.
������nc�� g��n��n sonunda vakit dolmak ��zere ama gen��ten bir
haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. ��mer'e ����karak genc'in
gelmeyece��i, dolay��s��yla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine
makt��l��n
diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gen��ler raz�� olmaz ve
babam��z��n kan��
yerde kals��n istemiyoruz derler.

Hz. ��mer kendinden beklenen cevabi verir der ki :
'Bu kefil babam olsa farketmez cezayi infaz ederim.'
Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet i��erisinde der ki :
-'Biz de s��z��m��n arkas��nday��z.'

Bu arada kalabal��kta bir dalgalanma olur ve insanlar��n aras��ndan
gen�� g��r��n��r. Hz. ��mer gence d��nerek der ki evlad��m gelmemek i��in ��nemli bir nedenin vardi neden geldin?'

Gen�� vakurla ba����n�� kald��r��r ve (g��n��m��z insan�� i��in pek de ��nemli olmayan)
'AHDE VEFASIZLIK ETT��' demeyesiniz diye geldim der.
Hz.��mer ba����n�� bu defa ��evirir ve Amr Ibni As'a der ki :

-'Ey Amr, sen bu delikanl��y�� tan��m��yorsun nasil oldu onun yerine kefil oldun'.
Amr Ibni As( Allah kendisinden ebediyyen razi olsun), vakurla
kan��m��z�� donduracak bir cevap verir,

-'Bu kadar insan��n i��erisinden beni se��ti.
'��NSANLIK ��LD�� 'dedirtmemek i��in kabul ettim' der.
S��ra gen��lere gelir, derler ki :

-'Biz bu davadan vazge��iyoruz. '

Bu s��z��n ��zerine Hz ��mer :

-'Ne oldu, biraz evvel babam��z��n kan�� yerde kalmas��n diyordunuz ne
oldu da vazge��iyorsunuz? 'der.
Gen��lerin cevab�� da
-'MERHAMETL�� ��NSAN KALMADI' DEMEYES��N��Z D��YE ...





ben de bu iletiyi size g��nderiyorum

G��ZEL ��LET�� PAYLA��AN KALMADI demeyesiniz diye )

24 Nisan 2008 Perşembe

Şahmaran Hikayesi



AnadoLuda degi$ik anLatimLari vardir $ahmaran hikayesinin... kahraman hep ayni ama figuranLar ve oLayLarin geLi$imi degi$ir.


Mezopotamya���da bin y��ldan beri anlat��l��r bu masal. Anadolu���da, Ko��giri���de bu masal geceleri gen�� ya��l�� herkesin topland������ k��y odalar��nda bilge dervi��lerin, g��zleri deryala��m���� masal anlat��c��lar��n��n a��z��nda bal gibi d����er karanl��k gecelerde.
��nsanl������n en b��y��k utanc��d��r ��ahmaran. En b��y��k utanc��d��r der bilge adam, nedenini ����renmek istiyorsan dikkatlice bu hikayeyi dinleyeceksin ve dersini kendin ����karacaks��n.
Y��lanlar��n ��ah��ym���� ��ahmaran. Ama ondan sadece y��lanlar de��il do��adaki t��m canl��lar ��ekinirmi��. ����in ger��e��i ise, ondaki bu g���� asl��nda kimseyi korkutmazm����, ����nk�� ��ahmaran di��er h��k��mdarlar gibi kimseyi tehdit etmez, g��c��n�� kimseye g��stermezmi��. G��c��n�� bilgelikten al��rm���� ��ahmaran. Kainat��n t��m bilgisine hakimmi��. Hakikat��n yolundaym����. Bu sayede t��m bildiklerini, ��zelliklerini, t��m hayvanlar��n dilini, her ta����n tarihini bilirmi��. Ama ger��ek bilge oldu��u i��in bilgisini kullanmaz, kendi g��c��ne g���� katmaya ��al����mazm����.

��ahmaran en ��ok insanlardan ka��arm����, onlar��n bencil arzular��n�� iyi bilir bu sebeple bilgisini onlardan gizlermi��. Fakat ��ahmaran insanl��ktan uzak de��ilmi��, ����nk�� yar�� insan yar�� y��lan g��r��n��m��ndeymi��. Yani ne tam insan ne tam y��lan, yar�� ate�� yar�� su. Yar�� gece, yar�� sabah gibi. Belden yukar��s�� ��eytani denecek kadar b��y��leyici g��zel bir kad��nm����. Ba����nda boynuzlar�� ta�� gibi g��rkemli k��l��yormu�� onu. Ama belden a��a����s�� ise y��lanm����. Her birinin ucunda bir y��lan ba���� olan tam oniki ayakl�� g��zel bir kad��nm���� ��ahmaran. Bilge, g��zel ve hikmet sahibi biriymi�� y��lanlar��n tapt��klar�� ��ahmaran.

Onun masal��n�� dengbejler oniki g��n oniki gecede ancak bitirirler. Bizim anlataca����m��z b��l��m sadece hikayenin sonu. Yani insan��n masaldaki son ihaneti.

Masal��n sonuna kadar ��ahmaran hem insanlardan ka��m����, hem de onlar�� ��zlermi��. Tam bir y��lan olmad������ i��in y��lanlar��n aras��nda da kendini yaln��z hissediyormu��. Arada bir dertle��mek, insani duygular��n�� insanla, insano��luyla payla��mak istiyormu��. Gel gelelim bin y��llar boyunca insandan sadece ihanetin binbir y��z�� oldu��unu g��rm����. Her insan ona bencilce yakla��m����, onun arkada��l������ndan ��ok onlar i��in onun bilgisi de��erliymi��. Ve insan i��in bilgi g���� demekmi��. ��nsano��lu biliyormu�� ki, ��ahmaran�����n etinin suyu bilgeli��in belki de ��l��ms��zl������n yolunu a��acak.

��ahmaran ise bin y��llard��r ka������ halindeymi��. ��nsanlar y��z��nden ��lkesini hep ta����mak, s��rekli izini kaybettirmek zorunda kalm����. Onun ��l��m�� sadece insan elinden olabilirmi��. E��er ona insan ona dokunmazsa k��yamete kadar ya��ayabilirmi��. ����t b��yle insanlardan ve ayn�� zamanda y��lanlardan da ka��arak ya��am��n�� s��rd��r��rm���� ��ahmaran.

Bu zamanlar��n birinde ���� gen�� ormanda top oynuyormu��. Derken gen��lerden topu yakalamaya ��al����an Cansap�����n aya���� ta��a tak��lm���� ve oradaki kuyuya d����m����. Arkada��lar�� Cansap����� kuyudan ����karmak i��in ��ok u��ra��m����lar ve t��m ��abalar�� sonu��suz kalm����. Arkada��lar��n�� kurtaramad��klar�� i��in ailelerinden ��ok korkan gen��ler, olan biteni gizlemi��ler ve Cansap����� hi�� g��rmediklerini s��ylemi��ler. Ve o g��nden sonra ne kuyunun yan��na, ne de ormana bir daha hi�� gitmemi��ler. Aralar��nda Cansap�����n ad��n�� dahi anmaz olmu��lar.

Ya Cansap ?

Kuyuya d����en Cansap ise ��lmemi��. A��a���� d����t������nde kendini yeni bir hayat��n i��inde bulmu��. Kuyudan a��a���� ��ok yumu��ak bir d����me olmu�� ve d����t������ yer ise ��ay��r ��imenmi��. ��nce ��ld������n�� ve cennete geldi��ini sanm����. Her taraf bin bir ��e��it meyve, ku�� ve ��i��ekle doluymu��. ��evresine bakt��k��a g��rd������ manzaradan b��y��leniyormu��. Zamanla ��evresindeki y��lanlar�� fark etmi��. Fark ettik��e de g��zleri b��y��meye devam etmi��. Boa, engerek, kobra, ����ng��rakl��, karay��lan���. Her ��e��itten onlarca, y��zlerce, binlerce y��lan ��evredeymi��.

Korkun�� bir ������l��k atm���� Cansap. Kendi ������l������ndan kendisi korkmu�� ve susmu��. ����nk�� y��lanlar��n t��m�� dile gelmi�� ve konu��uyorlarm����.

- ���Korkma bizden, misafirimizsin burada, ho�� geldin !���

- ���Biz insana d����man de��iliz, insanlar bize d����man ������

- ���Bakma yerlerde s��r��nd������m��ze, bizim de y��re��imiz var. ���

- ���Bize dokunmayana bizim zarar��m��z olmaz.���

- ���G��r��n������m��zden korkma, ��zme bizi������

- �����imdi bekle, seni ��ahmaran�����n huzuruna ����karaca����z. ��nsanlardan o kadar b��y��k zararlar g��rd��k ki, buralarda saklanma nedenimiz sadece kendimizi korumakt��r. ��stemezdik buray�� ����renmeni, ama oldu bir kere, art��k ba����m��z��n ��zerinde yerin var.���

��ok beklememi�� Cansap ve k��sa s��re sonra kar����dan ��ahmaran a����r a����r gelmeye ba��lam����. ��ahmaran�����n g��zelli��ini g��rd��kten sonra Cansap���n g��zleri bir kez daha falta���� gibi a����lm���� ve kama��maya ba��lam����. ��ahmaran�����n kalbi de Cansap����� g��rd��kten sonra h��zla atmaya ba��lam����. Duygular�� ve bildikleri bir t��rl�� bar����m��yormu��. Sevin�� ve ��z��nt��. Heyecan ve kararl��l��k. Teredd��tler ya��amaya ba��lam����.

��ahmaran da, Cansap�����n kar����s��na dikildi��inde bir deprem olmu�� sanki i��inde. G��vdesi kuyru��undan kopacakm���� gibi hissetmi��. Bin y��ll��k ya��am��nda ilk kez b��yle bir duyguya kap��lm���� ��ahmaran. Sanki daha ��nceki bin y��ll��k ya��am�� silinmi��. G��z g��ze gelmi��ler. Cansap ��z��r dileyerek ba��lam���� s��zlerine. Arkada��lar��yla kuyunun yan��nda oyun oynad��klar��n��, kuyuya d����������n��, k��y��n��, annesini ve oralar�� ��imdiden ��zledi��ini anlatm����.

- ���Olmaz��� demi�� ��ahmaran. ���Bir daha insanlara g��venmeyece��ime dair olarak kesin yeminim var y��lanlara��� demi��.

- ��� Sak��n israr etme !.. ���

Cansap�����n israrlar�� fayda etmemi��. Yalvarmalar�� bir i��e yaramam����. ��ahmaran, ihanetle, firarlarla ge��en ya��am ��yk��s��n�� anlatmaya ba��lam���� Cansap���a. Her g��n bir par��as��n�� ����renmi�� gen�� adam. Uzun s��re ne k��y��n��, ne arkada��lar��n�� an��msamam����. ��yk�� ilerledik��e Cansap daha da meraklanm����. Azar azar bin y��ll��k tarihi, sadece ��ahmaran�����n de��il, insanlar��n da tarihini dinlemi�� ve ����renmi��.

Gel gelelim g��n gelmi��, ��ahmaran�����n anlatt������ hikaye sona ermi��. Hikaye bitince de Cansap�����n merak�� da t��kenmi��.

��nsan dedi��in merak�� t��kenince y��z��n�� ba��ka y��ne ��evirir, bilmedi��i ba��ka meraklar pe��inde ko��arm����. Zamanla merak��n yerini s��k��nt��lar alm����, ��zlemler alm���� ve bir g��n ��ahmaran�����n kar����s��na ����km����.

- ��� Ben art��k gitmek istiyorum ey bilge ��ahmaran ! Sana minnetar��m, bana ��ok ��ey ����rettin. Sayende her ��eye ba��ka bir g��zle bak��yorum. Ama i��imdeki ��zlem dayan��lmaz oldu. Burada duramam, yapamam ben. Burada ya��lan��p ��lemem. ��nsanlar�� ��zl��yorum ben��� demi��.

- ���Olmaz ! ��� demi�� ��ahmaran. ���Yeminim var !��� demi�� .

Ama Cansap ��ok israr etmi��.

- ���Ben di��erlerine benzemem. Sana ihanet etmem. Yemin ederim. G��ven bana. ��nsana g��venilebilece��ini ispat edece��im sana.��� diye devam etmi�� s��zlerine.

- ���Hay��r !.. Hay��r !.. Sen de ihanet edersin. ����nk�� insans��n, ����nk�� insan zay��ft��r. Unutma ! Her insan��n bir zay��f taraf�� mutlaka vard��r. ��hanetin ise bin bir ��e��idi.��� Diyerek tart����may�� bitirmi��.

B��ylece g��nler g��nleri kovalam����. G��nler ge��tik��e de Cansap sarar��p solmaya ba��lam����. A��z��n�� a����p tek s��zc��k s��ylemez olmu��. O sustuk��a da ��ahmaran ��z��nt��den beter olmu��. Ve :

- ���Evet��� demi�� kendi kendine. ��� Yar�� insan de��il miyim ? ��nsanl������m��n zay��f noktas�� ����kt�� kar����ma. A��k ��l��m��ndedir bu topraklarda. Tanr�� olsun, ��ah olsun kar etmez.���


Yan��na ��a����rm���� Cansap�����.

-���Sak��n bu sefer yemin etme. Yemininden d��nmeni istemem. ����nk�� biliyorum ki, eninde sonunda bana ihanet edeceksin. ��hanet zay��f noktada ye��erecek. Yan��mda kalmad������na g��re, o hayat�� ��zledi��ine g��re bu b��yle olacak. Ama senden istedi��im bir ��ey var. Hi��bir zaman hamama gitme ! ���

Bunlar�� s��yledikten sonra da g��zden kaybolmu��. Y��lanlar Cansap����� s��rtlay��p kuyunun a��z��na kadar ta����m����lar.

Cansap ise yeminini i��ten emi��mi�� asl��nda. Bu nedenle de kendi k��y��ne u��ramadan uzaklara, bir ba��ka k��ye gidip orada kendi halinde bir marangoz olarak ya��amaya ba��lam����. Ne ��ok s��z s��ylemi��, ne de ��ok s��z dinlemi��.

Bu s��rada kral m��, bey mi dersiniz, diyelim ki Padi��ah. O b��lgede h��k��m s��ren ��ah hastalanm���� ve yataklara d����m����. Bu i��e en ��ok da sevinen Vezir olmu��. Vezirin de en b��y��k arzusu ��ahmaran����� bulmakm����. ��ahmaran����� bulup onun etinin suyunu i��erek bilgiye kavu��mak ve b��ylece ��l��ms��zl��k a��ac��n�� bulup meyvesinden yemek, sonu��ta ��l��ms��z olmakm���� amac��.

Nice zaman padi��aha yalvard��ysa da, ��ahmaran����� aray��p bulmak i��in padi��ahtan izin alamam���� vezir. Padi��ah korkak bir insanm���� ve ��ahmaran���la u��ra��mak istememi��. Gelgelim padi��ah yataklara d������nce vezir son kozunu oynamaya karar vermi��.

-���H��nkar��m��� Hastal������n��za ��are bulamad�� hi��biri. Hangi hekim geldiyse ayn�� ��eyi s��yl��yor. ��lac��n��z�� bilse bilse ��ahamran bilir. Derman ��ahmaran���da. ��zin verin ��ahmaran����� bulup getireyim��� demi��.

-���Hi�� vakit kaybetmeyin !.. Bulun getirin y��lanlar��n ��ah��n�� !��� demi�� insanlar��n ��ah��.

Ve t��m ��lke halk�� hamamlara sokulup ����kar��larak ��ahmaran aranmaya ba��lam����. Cansap bo��una denenmi��. Hamamda Cansap�����n teni pul pul olmu�� ve tutmu��lar kolundan. Haftalarca s��ren i��kencelerde a��z��n�� a����p tek kelime s��ylememi�� Cansap.

����kenceler sonucunda ��l��m��n k��y��s��na dayanm����. Vezir ��lece��inden korktu��u i��in i��kenceyi sona erdirmi��. Ve kurnazca bir plan uygulamaya ba��lam����.Apar topar Cansap�����n h��cresine dalm���� ve :

-���Ne yapt��lar sana b��yle evlat ? Benim bundan haberim yok. Ac��mas��zl������n bu kadar�� da olmaz. Hepsinin kellesini vuraca����m. Haydi gel seni saya g��t��reyim. ��yile��ene dek misafirim ol !��� demi��.

Vezir, Cansap����� sarayda ku�� s��t��yle beslemi�� ve etraf��nda d��rt d��n��yormu�� Cansap�����n.

Cansap kendine gelince, vezir omuzlar�� ����k��k bir halde Cansap�����n yan��na oturmu�� ve :

-�����nan bana ! Bizim ��ahmaran���a ��ok b��y��k sayg��m��z var. Ama ba����m��zda ��yle bir tehlike var ki, ��ok fena. ��aresiz kald��k.���

Vezir, halk��n i��inde bir salg��n gezdi��ini, bu hastal������n vebadan beter oldu��unu, e��er ��nlem al��nmazsa t��m insanl����a yay��laca����n�� ve bir s��re sonra bir tek insan��n bile sa�� kalmayaca����n��, ve daha neler neler s��ylemi��. Cansap, dinledik��e ��a��k��nl������ artm����.

Vezir en son olarak demi�� ki :

-�����ahmaran����� biz istemiyoruz. Sadece var git yan��na. De ki, senden ba��ka dan����acak kimsemiz kalmad��. Bu hastal������n ilac�� hangi bitkide gizli ? Bize s��yle !.. ���

Cansap evine d��nm����. Geceler boyu uykusuz kal��p d������nm���� ta����nm����. Ve sonunda bir ��afak vakti yola ����km����.

Kuyunun yan��na vard������nda, vezirin askerleri yakalam����lar Cansap�����. Me��er Cansap takip alt��ndaym���� uzun s��redir. Sarayda bekletmi��ler onu. Beklerken ��l��p ��l��p dirilmi��. Ama son pi��manl��k fayda etmezmi��.

��ahmaran����� alt��n bir tepside getirmi��ler. Ba���� gururlu ve dimdikmi�� ��ahmaran�����n. Cansap���tan ba��ka kimseye bakm��yormu��. G��zleri sadece ve sadece ona kilitliymi��. Bir s��re sessizlik olmu��. Ve sonra ��ahmaran dile gelmi�����

-���Ben sana bu topraklarda A��k ��l��m��nedir demi��tim. Ve zay��f olan ��l��m�� hak eder. Benim zay��fl������m sana a����k olmamd��r maalesef. Sen bana, ben de y��lanlara ihanet etmi�� oldum b��ylece. Ba����m��n suyu zehirlidir. Bilgi kuyru��umdad��r. Ceza istiyorsan zehirimi i��.���

Bu s��zlerden sonra ��ahmaran orac��kta kesilmi��. ��ki ayr�� kazan kaynam����. Zehir kazan�� ve bilgi kazan��.

Vezir ��ahmaran�����n s��zlerini dinleyerek kuyruk suyunu dikmi�� ba����na. Cansap ise ��l��mden ba��ka bir ��ey d������nmeden zehir dolu tas�� i��mi��.

Vezir, hemen y��k��lm����, v��cudunun her yerinden kanlar f����k��rmaya ba��lam����.

Cansap, i��indeki yang��n��n azar azar s��nd������n�� hissetmi�� ve yava����a ����km���� gitmi�� saraydan.

O g��nden beridir, o topraklarda , yoksul halk��n aras��nda bir lokman hekim olarak alm���� y��r��m���� ��ahmaran���.

Yazar: Anonim

Satlık yemin :)))

Kilisede düğünün başlamasına çok az zaman vardı. Damat, rahibin yanına yaklaşıp, fısıltıyla sordu:
"Bakın, size 100 dolar vereceğim ve bunun karşılığında evlilik yeminimizde bir iki küçük değişiklik yapmanızı isteyeceğim" dedi. "Hani yeminde bana soracağınız 'Sonsuza dek seveceğinize, koruyacağınıza, sadık kalacağınıza yemin ediyor musunuz?' bölümü var ya... Onu yemin metninden çıkarmanızı istiyorum..."
Ve rahibe bir göz kırptıktan sonra yine fısıldadı:
"İş işdir, değil mi?" dedi.
Rahip gülümseyerek "Peki" anlamında başını salladıktan sonra damat elini cebine attı ve rahibin avucuna 100 dolar sıkıştırıp, içeri döndü...
Ve düğün başladığında davetliler yerlerinde oturuyor, gelin ve damat da rahibin önünde ayakta durarak evlenme yeminlerinin okunmasını bekliyorlardı. Sıra damadın yeminine gelince rahip sordu:
"...eşinizin her zaman bir adım gerisinden yürüyeceğinize, her emrini ve dileğini yerine getireceğinize, her sabah kahvaltısını hazırlayıp ayağına dek götüreceğinize ve ikiniz de yaşadığınız sürece başka kadınlara yan gözle bile bakmayacağınıza yemin ediyor musunuz?.."
Damat, bu beklenmedik yemin karşısında önce ne yapacağını şaşırdı, sonra sağa sola bakındı, yutkundu ve... Kısık bir sesle ve biraz da kekeleyerek, "E..eee..evet efendim..." deyiverdi.
Tören bitince de içeri girdi, rahibin karşısına dikildi:
"Hani bir anlaşma yapmıştık?" dedi. "Vazgeçtim bir bölümünü okumamanızdan, üstelik bir yığın koşullar da ekleyerek yaptırdınız bana yemini..."
Rahip, damata bir göz kırptıktan sonra karşılık verdi:
"İş işdir, değil mi damat bey" dedi gülümseyerek. "Gelin hanım sizden iki kat fazla para verdi..."

15 Nisan 2008 Salı

ANLADIM

çok beğenilen çok güzel ve hoş bir yazı umarım beğenilir..

ANLADIM

Yalan söylememek değil,gerçeği gizlememekmiş marifet.

Yüreğini elime koyduğunda anladım.

"Sana ihtiyacı var,gel!" diyebilmekmiş güçlü olmak

Sana git dediğimde anladım..

Biri sana "git" dediğinde,"kalmak istiyorum" diyebilmekmiş sevmek.

"Git" dediklerinde,gittiğimde anladım.

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,

Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil,"affet beni" diye haykırmak istemekmiş pişman olmak

Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur

kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece edermiş bir gün affedilmeyi,

Beni affetmeni ölürcesine istediğinde anladım..

Sevgi EMEKmiş..

EMEK ise vazgeçemeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..

CAN YÜCEL

14 Nisan 2008 Pazartesi

4 KELEBEĞİN HİKAYESİ

4 KELEBEĞİN HİKAYESİ

Bir zamanlar 4 kelebek ateşin sırrını çözmeye karar vermişler, sonra hep beraber yanan bir ateşin yanına gitmişler...

Aralarında konuşurlarken 1.kelebek:

- "Önce ben gideceğim ve ateşin sırrını çözüp size de söyleyceğim." demiş ve gitmiş...

Şöyle bir ateşin etrafında dolanmış, gelmiş. Arkadaşlarına:

- "Ben ateşin sırrını çözdüm: Ateş ışık yayan bir şey." demiş...

Kelebekler buna ikna olmamışlar. Ateşin bundan daha büyük bir sırrının olduğunu düşünmüşler.

Sonra 2.kelebek:

- "Ben gideceğim, ateşin sırrını çözeceğim ve size söyleyeceğim." demiş ve gitmiş...

Ateşe biraz daha yaklaşarak bir tur atmış ve gelmiş. Arkadaşlarına:

- "Ben çözdüm ateşin sırrını: Ateş ısı veren bir şey" demiş...

Kelebekler buna da ikna olmamışlar.

3.kelebek:

- "Ben gideceğim ve ben ateşin sırrını çözeceğim." demiş ve gitmiş...

3. kelebek biraz daha cesaretliymiş. Ateşe yaklaşmış, o kadar yaklaşmış ki ateşin yalımı kelebeğin kanatlarını yalayıp geçmiş. Kelebek döndüğünde arkadaşlarına:

- "Asıl ben, ben çözdüm ateşin esrarını" demiş büyük bir heyecanla...

- "Ateş, yakıcı bir şey." demiş.

4. kelebek ikna olmamış bir türlü. Ateşin asıl sırrının bu olmadığını düşünmüş inatla. Birden arkadaşlarının yanından ayrılmış ve ateşe doğru gitmeye başlamış. Arkadaşları ne olduğunu anlayamamışlar bile. Sadece izlemeye başlamışlar. 4. kelebek önce ateşin etrafında bir tur atmış. Sonra bir tur daha ve bir tur daha. Her seferinde ateşe daha çok yaklaşıyormuş. Artık o kadar çok yaklaşmış ki alevler kanatlarını kavurmaya başlamış. Ateşin etrafında son bir kez daha dönmüş ve ateşin içine kendisini bırakmış. Küçük bir parıltı yanıp sönmüş ateşin içinde...

Ateşin hakikatte ne olduğunu sadece bu kelebek anlıyor tabiki. Geri gelip arkadaşlarına ateşin ne olduğunu anlatamıyor, zaten anlatması da gerekmiyor...

Çünkü; ateş aşkdır ve anlatılmaz, sadece yaşanır...

Bizler de hayatımız boyunca birşeyleri anlamaya çalışırız ve bunu da 3 kelebek gibi yapmaya çalışırız. Yani hepimiz 4.kelebeğin yaşantısını isteriz ama 3 kelebeğin hayatını yaşayıp dururuz.

Can Dündar'dan bir yazı

bir sure sonra,

bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasindaki

ince farki ogrenirsin,

ve askin yaslanmak,

birlikte olmanin da guvende olmak

anlamina gelmedigini ogrenirsin,

ve opucuklerin sozlesme

ve hediyelerin de vaat olmadigini ogrenmeye

baslarsin,

ve yenilgileri

basin dik ve gozlerin acik karsilamaya baslarsin,

bir cocugun uzuntusu ile degil, bir yetiskinin

zerafeti ile,

ve herseyi bugunu dusunerek yapmayi da ogrenirsin

cunku yarin ile ilgili hersey belirsizdir.

bir sure sonra gunes isiginin yakici oldugunu

ogrenirsin

eger fazla maruz kalirsan

bu yuzden,

baska birisinin sana cicek getirmesini beklemeden

kendi bahceni yarat

ve kendi ruhunu kendin susle."

Beni ne kadar ça­buk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sa­na ne zor...

Sesimi, kokumu çe­kip alıvermek beynin­den, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken...

... seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakma­nı istemek senden...

... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

... ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlik­te güneşlendiğimiz on­ca yazı, yanyana titreş­tiğimiz onca kışı, pay­laştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, ar­kandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor...

... ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek...

... yokluğunu beklemek, ne zor...

CAN DÜNDAR...